Maliyet muhasebesi ve nakit akışının birlikte okunması

Direkt ve endirekt maliyet, dağıtım anahtarları, birim maliyet ve nakit dönüşüm süresi: maliyet muhasebesi ile nakit akışının birlikte nasıl okunacağı.

Maliyet muhasebesi bir ürünün veya hizmetin kaça mal olduğunu, nakit akışı ise bu üretimin kasayı ne zaman ve ne kadar zorladığını gösterir. İki tablo da aynı işletmeyi anlatır, ancak farklı zaman eksenlerinde çalışır: biri tahakkuku, diğeri tahsilat ve ödemeyi izler. Kâğıt üzerinde kârlı görünen bir işin nakit sıkıntısı üretmesi ya da nakdi rahat bir dönemin maliyet erimesini gizlemesi, çoğunlukla bu iki okumanın birbirinden kopuk yapılmasından kaynaklanır.

Maliyet ile gider aynı şey değildir

Günlük dilde birbirinin yerine kullanılsa da muhasebede maliyet ve gider farklı işlevlere sahiptir. Maliyet, bir iktisadi kıymetin elde edilmesi veya değerinin artırılması için katlanılan tutardır; harcandığı anda sonuç hesaplarına gitmez, stokta ya da duran varlık içinde bekler. Gider ise dönemin sonucuyla eşleşen, kârı doğrudan azaltan tutardır.

Bu ayrımın hukuki çerçevesi 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun değerleme hükümlerinde kuruludur. Maliyet bedeli tanımı ve imal edilen emtiada maliyete girecek unsurlar aynı kanunda sayılmıştır: kullanılan ilk madde ve malzeme, işçilik, genel üretim giderlerinden mamule düşen pay, ambalaj gideri ve tercihe bağlı olarak genel yönetim giderlerinden verilen pay.

Nakit tartışması tam da burada başlar. Üretilip depoda bekleyen bir mamul için ödemeler çoktan yapılmış olabilir; gelir tablosunda ise henüz hiçbir şey görünmez. Tersine, satışı yapılmış ancak tahsil edilmemiş bir mamulün maliyeti gelir tablosuna düşmüş, karşılığındaki para hâlâ alacak hesaplarında duruyordur.

Direkt maliyetler: doğrudan izlenebilen kısım

Direkt maliyet, hangi ürüne ait olduğu ölçülebilir biçimde saptanabilen maliyettir. Klasik iki kalemi direkt ilk madde ve malzeme ile direkt işçiliktir. Bir mobilya için kullanılan levha metrekaresi, bir konfeksiyon ürünü için harcanan kumaş, bir makine parçası için işlenen çelik doğrudan o ürünün üzerine yazılır.

Direkt işçilikte ölçü, üretim emrine harcanan süredir. Ücretin yanı sıra işverene ait sigorta primleri de işçilik maliyetinin parçasıdır; 5510 sayılı Kanun kapsamındaki primler ile 4857 sayılı Kanun'dan doğan yükümlülükler bu kalemin gerçek ağırlığını belirler. Yalnızca brüt ücrete bakan bir hesap, işçiliği sistematik olarak düşük gösterir.

Direkt maliyetin sağlam kurulması, sonraki bütün adımların doğruluğunu belirler. Üretim emri numarası olmayan bir sarf fişi, hangi işe gittiği bilinmeyen bir malzeme çıkışı ya da toplu yazılan bir puantaj, maliyeti daha başlangıçta bulanıklaştırır.

Endirekt maliyetler ve dağıtım anahtarı sorunu

Endirekt maliyetler, üretimin bütünü için katlanılan ancak tek bir ürüne doğrudan yazılamayan kalemlerdir: fabrika binasının giderleri, enerji, bakım-onarım, üretim yöneticisinin ücreti, kalite kontrol, amortisman. Bunların ürünlere paylaştırılması için bir ölçüt seçilir; buna dağıtım anahtarı denir.

Dağıtım anahtarının tek bir doğrusu yoktur, ancak iyi bir anahtarın tek bir ölçütü vardır: maliyeti doğuran nedenle ilişkili olmak. Enerjiyi makine çalışma saatiyle, bina giderlerini kullanılan alanla, kalite kontrolü kontrol edilen parti sayısıyla dağıtmak bu mantığa uyar. Buna karşılık her endirekt kalemi tek bir anahtarla, örneğin yalnızca direkt işçilik saatiyle dağıtmak, emek yoğun ürünleri gereksiz pahalı, makine yoğun ürünleri ise yanıltıcı biçimde ucuz gösterir.

Seçilen anahtar dönem içinde değiştirilmemeli, değiştirilecekse gerekçesi ve etkisi kayıt altına alınmalıdır. Aksi hâlde iki dönemin birim maliyetleri karşılaştırılamaz hâle gelir.

Maliyet unsuruNedene uygun dağıtım anahtarıNakit çıkışının zamanlaması
Direkt ilk madde ve malzemeDağıtım gerekmez; üretim emrine doğrudan yazılırTedarik vadesine bağlı; çoğunlukla satıştan önce
Direkt işçilikDağıtım gerekmez; çalışılan süreÜcret ve prim ödeme takvimine bağlı, aylık
EnerjiMakine çalışma saati veya ayrı sayaç ölçümüFatura dönemi ve ödeme vadesi
Bakım-onarımMakine saati ya da bakım talebi sayısıHarcamanın yapıldığı dönemde, dalgalı
AmortismanMakine saati veya üretim miktarıDönemde nakit çıkışı yok; yatırım anında gerçekleşti
Fabrika binası giderleriKullanılan kapalı alanSözleşme dönemine bağlı, düzenli
Kalite kontrolKontrol edilen parti veya numune sayısıPersonel gideri takvimine bağlı
Depolama ve iç lojistikKapladığı alan ya da stok hareket sayısıKarma; sabit kısım düzenli, hareket bazlı kısım değişken

Gider yerleri ve dağıtım kademeleri

Orta ölçekli bir imalatçıda endirekt maliyetleri doğrudan ürüne dağıtmak yerine önce gider yerlerinde toplamak daha isabetli sonuç verir. Gider yeri, maliyetin oluştuğu örgütsel birimdir: kesimhane, montaj, boyahane, kalıphane, bakım atölyesi, depo, üretim planlama.

Uygulamada dağıtım genellikle iki kademede yürür. Birinci dağıtımda ortak giderler esas üretim ve yardımcı gider yerlerine paylaştırılır. İkinci dağıtımda yardımcı gider yerlerinde toplanan tutarlar, hizmet verdikleri esas üretim yerlerine aktarılır; örneğin bakım atölyesinin maliyeti verilen bakım saati oranında üretim bölümlerine yüklenir. Son aşamada her esas üretim yerinin yükleme oranı bulunarak ürünlere aktarılır.

Bursa'da yoğunlaşan otomotiv yan sanayi, tekstil ve makine imalatı gibi çok istasyonlu üretim yapılarında bu kademeli yaklaşım, tek oranlı dağıtıma göre gerçeğe belirgin biçimde daha yakın birim maliyet üretir.

Birim maliyette paydanın önemi

Birim maliyet basit bir bölme işlemi gibi görünür: toplam maliyet bölü üretilen miktar. Asıl mesele paydadır. Fiilen üretilen miktar kullanıldığında, üretimin düştüğü aylarda birim maliyet kendiliğinden yükselir; hiçbir girdi pahalılaşmamış olsa bile sabit maliyetler daha az birime dağıldığı için tablo bozulmuş görünür.

Bu nedenle normal kapasite üzerinden yükleme yapmak ve kullanılmayan kapasitenin maliyetini ayrıca görünür kılmak yaygın bir yaklaşımdır. Böylece iki farklı soru ayrışır: ürün gerçekten pahalı mı, yoksa tesis boş mu çalışıyor? Bu ayrım yapılmadığında düşük sezonda alınan fiyat kararları çoğu zaman hatalı temele oturur.

Fire, ıskarta ve yeniden işleme de aynı dikkati gerektirir. Normal fire üretim maliyetinin parçasıdır; anormal kayıp ise ürüne yüklenmeyip dönem gideri olarak değerlendirilir. Aksi hâlde tek bir vardiyadaki aksaklık, o ürünün kalıcı maliyeti gibi okunur.

Kayıt düzeni: 7/A ve 7/B seçeneği

Tekdüzen hesap planında maliyet hesapları iki seçenekle tutulur. 7/A seçeneği giderleri fonksiyon esasına göre izler; üretim maliyetleri, araştırma geliştirme, pazarlama satış dağıtım ve genel yönetim ayrı ayrı görünür. 7/B seçeneği ise gider çeşidi esasına dayanır ve daha sade bir yapı sunar.

Hangi seçeneğin uygulanacağı, yürürlükteki mevzuatta belirlenen ölçütlere göre işletmenin büyüklüğüne bağlıdır. Ancak seçim yalnızca bir zorunluluk sorusu değildir: dağıtım anahtarlarını, gider yeri raporlarını ve dönemler arası karşılaştırmayı fonksiyon esaslı yapı belirgin biçimde daha kolay taşır. Maliyet analizinden yönetsel bilgi bekleyen bir işletmede bu yapı genellikle daha kullanışlı olur.

Maliyetin nakde dönüşme takvimi

Tahakkuk esası maliyeti doğduğu döneme yazar; nakit ise kendi takvimini izler. Bu iki takvim arasındaki fark, maliyet tablosuyla nakit tablosunun neden farklı hikâyeler anlattığını açıklar.

  • Amortisman ürün maliyetine girer, ancak dönemde nakit çıkışı yaratmaz; para yatırım anında ödenmiştir.
  • Stok nakdi bağlar. Hammadde ve mamul stoku büyüdükçe maliyet gelir tablosuna geçmeden nakit kasadan çıkmış olur.
  • Kıdem yükümlülüğü zaman içinde birikir; 1475 sayılı Kanun'un yürürlükteki 14. maddesi kapsamındaki ödeme ise iş sözleşmesi sona erdiğinde tek seferde nakit talep eder.
  • Katma değer vergisi indirim hakkı bulunduğu ölçüde maliyete girmez; 3065 sayılı Kanun uyarınca indirilecek KDV gider veya maliyet yazılamaz. Buna karşılık girdinin KDV'si satın alma anında ödenir ve nakit üzerinde gerçek bir yük oluşturur.
  • Vergi ve prim yükümlülükleri maliyet tablosuna dağılmış görünürken nakit tablosunda belirli günlerde toplu çıkış olarak belirir.

Bu kalemler ayrıştırılmadan hazırlanan bir nakit projeksiyonu, kâr rakamını nakit sanma hatasına açıktır.

Nakit dönüşüm süresi

Maliyet yapısının nakde etkisini ölçmenin anlaşılır yollarından biri nakit dönüşüm süresidir. Basit tanımıyla: stokta geçen ortalama gün sayısı, artı alacakların ortalama tahsil süresi, eksi satıcılara ödeme için kullanılan ortalama süre. Sonuç, işletmenin kendi parasını kaç gün boyunca üretimde bağlı tuttuğunu gösterir.

Süreyi kısaltmanın yolları maliyet muhasebesinin gösterdiği yerlerden geçer. Hangi ürünün stokta uzun beklediği, hangi partinin yeniden işlemeye girdiği, hangi müşteri grubunun vadesini aştığı ancak ürün ve gider yeri bazında tutulan kayıtlardan görülebilir. Yalnızca toplam ciroya bakan bir yönetim bu ayrıntıyı göremez.

Büyüme dönemleri özellikle dikkat ister. Siparişler arttıkça hammadde alımı, işçilik ve stok eş anlı büyür; tahsilat ise vade nedeniyle geriden gelir. Kârlılığı bozulmadığı hâlde nakit sıkışması yaşayan işletmelerin çoğu tam olarak bu makasın içindedir.

İki tablonun birlikte okunduğu kararlar

Fiyat ve teklif kararlarında yalnızca birim maliyete bakmak yetersizdir. Ek bir siparişin değerlendirilmesinde katkı payı, yani satış fiyatından değişken maliyetlerin düşülmesiyle kalan tutar yol gösterir; ancak bu tutarın hangi vadede tahsil edileceği kararın diğer yarısıdır. Katkı payı yüksek fakat vadesi uzun bir iş, kısa vadede finansman ihtiyacı doğurur.

Aynı ilke yatırım, fason kullanımı ve ürün gamı kararlarında da geçerlidir. Bir işi dışarıya vermek endirekt maliyet yükünü azaltabilir; buna karşılık ödeme vadesini kısaltıyorsa nakit üzerindeki baskıyı artırır. Karar, iki tablonun aynı masada okunmasıyla verilir.

Örnek amaçlı varsayımsal tutarlarla düşünmek gerekirse: birim satış fiyatı 100 olan bir üründe değişken maliyet 60 ise katkı payı 40'tır ve sabit maliyetleri karşılamaya bu tutar hizmet eder. Aynı ürünün tahsilatı üretimden aylar sonra gerçekleşiyorsa, o 40 birimlik katkı ancak nakit takviminde yerine oturduğunda anlam kazanır.

Uygulamada sık görülen hatalar

  1. Tüm endirekt maliyetleri tek bir anahtarla dağıtmak ve ürünler arası çapraz sübvansiyonu görmemek.
  2. Fiili üretim miktarını payda olarak kullanıp düşük kapasite etkisini ürün pahalılığı sanmak.
  3. İşveren prim yükünü işçilik maliyetine katmamak.
  4. Anormal fire ve duruş maliyetlerini ürüne yükleyerek birim maliyeti kalıcı biçimde bozmak.
  5. Kâr rakamını nakit gibi okuyup stok ve alacak artışını hesaba katmamak.
  6. Dağıtım anahtarını dönem içinde gerekçesiz değiştirip karşılaştırılabilirliği kaybetmek.
  7. Ambar sayımı ile kayıt arasındaki farkları dönem sonuna bırakmak.

Sık sorulanlar

Küçük bir işletmede maliyet muhasebesi kurmak zorunlu mudur?

Hangi hesap seçeneğinin uygulanacağı ve defter tutma yükümlülüğü mevzuatta belirlenen ölçütlere bağlıdır. Bununla birlikte, imalat veya proje bazlı hizmet üreten bir işletmede ürün ve iş bazında maliyet izlemek, zorunluluktan bağımsız olarak fiyatlama ve nakit yönetiminin temel aracıdır.

Genel yönetim giderleri ürün maliyetine girer mi?

213 sayılı Vergi Usul Kanunu, imal edilen emtiada genel yönetim giderlerinden mamule pay verilmesini mükellefin ihtiyarına bırakmıştır. Tercih ne olursa olsun uygulamanın tutarlı sürdürülmesi ve dönemler arasında keyfî biçimde değiştirilmemesi gerekir.

Birim maliyetim neden her ay değişiyor?

En sık nedenler üretim miktarındaki dalgalanma, girdi fiyatlarındaki değişim, fire oranındaki sapma ve dağıtım anahtarının kapasiteyle uyumsuz olmasıdır. Değişimin kaynağını görmek için maliyeti ürün bazında kalemlere ayırmak, tek bir toplam rakamı izlemekten daha açıklayıcıdır.

Nakit akış tablosu ile nakit projeksiyonu aynı şey mi?

Hayır. Nakit akış tablosu geçmiş dönemin gerçekleşmiş hareketlerini gösterir. Nakit projeksiyonu ise sipariş, vade ve ödeme takvimi verileriyle ileriye dönük hazırlanır; haftalık ya da aylık olarak güncellenmesi beklenir.

Amortisman nakdi neden etkilemiyor?

Amortisman, geçmişte yapılmış bir yatırımın maliyetinin faydalı ömre yayılmasıdır. Dönemde bir ödeme doğurmaz; ancak yatırımın finansmanı krediyle sağlandıysa anapara ve faiz ödemeleri nakit tablosunda ayrıca yer alır.

Maliyet analizi hangi sıklıkla yapılmalı?

Kayıtlar aylık kapanışla düzenli tutulduğunda aylık analiz çoğu işletme için yeterli bir ritim sağlar. Girdi fiyatlarının hızlı değiştiği dönemlerde ya da yeni bir ürün devreye alındığında ara değerlendirme yapmak yerinde olur.

Değerlendirme

Maliyet ve nakit kayıtlarının birlikte kurgulanması, hesap planından dağıtım anahtarlarına kadar işletmeye özgü kararlar gerektirir. Kendi üretim yapınızda bu düzenin nasıl kurulacağını görüşmek için Osmangazi / Bursa'daki büromuzla iletişim sayfasından bağlantı kurabilirsiniz.