Kıdem ve ihbar tazminatı hesaplama

Fesih hâlinin tespiti, kıdem süresi, giydirilmiş brüt ücret, kanunî tavan, ihbar süresi ve yıllık izin ücretinin hesabı ile ayrılış evrakının düzeni.

İş sözleşmesinin sona ermesiyle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve kullanılmayan yıllık izin ücreti birlikte gündeme gelir; her birinin dayandığı hüküm, hesap yöntemi ve vergi ile prim karşısındaki sonucu farklıdır. Bu çalışmada fesih hâlinin niteliği belirlenir, kıdem süresi ile hesaba esas ücret tespit edilir, kalemler ayrıştırılmış bir tablo hâlinde hesaplanır ve ayrılış evrakı tamamlanır. Oran, tutar ve sürelerde fesih tarihinde yürürlükte olan mevzuat esas alınır.

Hangi alacaklar birlikte değerlendirilir

Sona erme hâlinde yapılacak hesap tek bir kalemden ibaret değildir. Kıdem tazminatı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 120. ve geçici 6. maddeleri uyarınca yürürlükte bırakılan 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesine; ihbar tazminatı 4857 sayılı Kanun'un 17. maddesine; kullanılmayan yıllık izin ücreti aynı Kanun'un 59. maddesine dayanır. Bunlara ödenmemiş ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretleri, varsa prim ve ikramiye alacakları eklenir.

Kalemlerin ayrı ele alınmasının pratik bir nedeni vardır: hak kazanma koşulları, hesaba esas ücret türü, vergi ve prim karşısındaki durum ile zamanaşımı süreleri her kalem için aynı değildir. Hesap bu nedenle kalem bazında ayrıştırılmış bir tablo hâlinde hazırlanır; brüt tutar, yasal kesintiler ve net ödeme her satır için ayrı gösterilir.

Fesih hâlinin niteliğinin belirlenmesi

Kıdem tazminatının doğup doğmadığı, sözleşmenin kim tarafından ve hangi nedenle sona erdirildiğine bağlıdır. 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi hak kazandıran hâlleri sınırlı biçimde saymıştır: işverenin, 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinin (II) numaralı bendindeki ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık hâlleri dışındaki nedenlerle feshi; çalışanın aynı Kanun'un 24. maddesindeki haklı nedenlerle derhâl feshi; muvazzaf askerlik; yaşlılık veya malullük aylığı ya da toptan ödeme almak amacıyla kuruma başvurulması; yaş dışındaki sigortalılık koşullarının tamamlandığının Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan alınan yazıyla belgelenmesi; kadın çalışanın evlendiği tarihten itibaren kanunda öngörülen süre içinde kendi isteğiyle feshi ve çalışanın ölümü.

Haklı nedene dayanmayan istifa kıdem tazminatı doğurmaz; işverenin 25. maddenin (II) numaralı bendine dayanan feshinde de tazminat ödenmez. Bu iki hâlde ihbar tazminatı da gündeme gelmez. Fesih bildiriminin yazılı yapılması, nedenin açık ve kesin biçimde belirtilmesi ve gerekli hâllerde savunma alınması, sonradan değiştirilemeyecek bir çerçeve oluşturur. Tarafların anlaşmasıyla sona ermede, yani ikalede ödenen tutarların niteliği farklı kurallara tabi olduğundan, metinde ödemenin hangi kalemlere karşılık geldiği ayrı ayrı yazılır.

Kıdem süresinin tespiti

Kıdem, fiilen işe başlanan tarihte doğar; deneme süresi de bu süreye dâhildir. Aynı işverene ait bir veya birden çok işyerinde geçen hizmetler birleştirilir. İşyeri devri, alt işveren değişikliği ya da aralıklı çalışma bulunduğunda sürenin kesintiye uğrayıp uğramadığı, iş ilişkisinin sürekliliğine göre incelenir.

Sözleşmenin askıda kaldığı dönemler ayrıca değerlendirilir; ücretsiz izin, uzun süreli istirahat ve askerlik gibi hâllerin süreye etkisi birbirinden farklıdır. Tespit, Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet dökümü ile özlük kayıtlarının karşılaştırılmasıyla yapılır; farklar giderilmeden hesaba geçilmez. Çıkış ve yeniden giriş bildirimi bulunmasına rağmen çalışmanın fiilen sürmesi, sık karşılaşılan bir tespit sorunudur.

Tazminat, her tam hizmet yılı için kanunda belirlenen süreye karşılık gelen ücret tutarında hesaplanır; artan süreler için aynı esasa göre orantılı ödeme yapılır. Bu süre sözleşmeyle çalışan lehine artırılabilir; kanunî tavan bu hâlde de uygulanır.

Giydirilmiş brüt ücretin oluşturulması

Kıdem ve ihbar tazminatının hesabında çıplak ücret değil, giydirilmiş brüt ücret esas alınır. Bu ücret, son brüt ücrete; çalışana süreklilik arz eden biçimde sağlanan para ve para ile ölçülebilen menfaatlerin bir güne düşen tutarının eklenmesiyle bulunur.

  • yol ve yemek yardımı ile bunların ayni sağlandığı hâllerdeki karşılıkları,
  • düzenli ödenen ikramiye, prim ve sosyal yardımlar,
  • yakacak, giyim, konut, aile ve çocuk yardımı gibi süreklilik taşıyan menfaatler,
  • işveren tarafından karşılanan özel sağlık sigortası ve benzeri düzenli katkılar.

Arızi ödemeler bu hesaba dâhil edilmez; fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti ve bir defaya mahsus ödemeler giydirmeye girmez. Yardımın yılda kaç gün üzerinden sağlandığı günlük tutara çevirmede belirleyicidir; yalnızca çalışılan günlerde verilen yardım ile her takvim gününü kapsayan menfaat aynı biçimde bölünmez. Belgeye dayanmayan kalemler hesaba alınmaz; sözleşme hükümleri, bordro satırları ve fiilî ödeme kayıtları birlikte incelenir.

Kıdem tazminatı tavanı

1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi, bir yıllık kıdem için ödenecek tazminatın en yüksek Devlet memuruna ödenen bir yıllık emeklilik ikramiyesi tutarını aşamayacağını hükme bağlamıştır. Tavan, kanunda gösterilen bu ölçüte bağlı olarak dönemsel biçimde güncellenir; hesapta fesih tarihinde yürürlükte olan tutar dikkate alınır.

Tavan yalnızca kıdem tazminatına özgüdür; ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve diğer alacaklar bakımından böyle bir sınır bulunmaz. Sözleşmeyle daha yüksek bir tazminat kararlaştırılmış olması tavanı ortadan kaldırmaz. Tavanı aşan kısım kıdem tazminatı değil, ücret niteliğinde bir ödeme sayılır; ayrı satırda gösterilmediğinde ödeme doğru tutarda yapılsa bile stopaj eksik hesaplanmış olur.

İhbar süreleri ve ihbar tazminatı

Belirsiz süreli sözleşmeyi bildirimli olarak feshetmek isteyen taraf, 4857 sayılı Kanun'un 17. maddesindeki bildirim sürelerine uymak zorundadır. Süreler kıdeme göre kademelendirilmiş olup kıdem arttıkça uzar; uygulanacak süre, fesih tarihinde yürürlükte olan madde metnine göre belirlenir. Maddedeki süreler asgari niteliktedir ve sözleşmeyle yalnızca çalışan lehine artırılabilir.

Bildirim süresine uymayan taraf, bu süreye ait ücret tutarında ihbar tazminatı öder; yükümlülük karşılıklı olduğundan bildirim yapmadan ayrılan çalışan da sorumlu olur. Hesapta giydirilmiş brüt ücret esas alınır. İşveren bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi derhâl sona erdirebilir. Bildirim süresi içinde 27. maddede öngörülen iş arama izninin kullandırılmaması hâlinde ilgili ücret maddedeki biçimde zamlı ödenir. Haklı nedene dayanan derhâl fesihlerde bildirim süresi işlemez.

Kullanılmayan yıllık izin ücreti

Sözleşme hangi nedenle sona ererse ersin, hak kazanılıp kullanılmayan yıllık ücretli izin süreleri 4857 sayılı Kanun'un 59. maddesi uyarınca ücrete dönüşür. Bu kalem fesih nedeninden bağımsızdır; işverenin haklı feshinde de ödenir. Hesapta giydirilmiş ücret değil, sona erme tarihindeki çıplak brüt ücret esas alınır.

Hak edilen ve kullanılan izin günlerinin izin defteri ile bordro kayıtları üzerinden karşılaştırılması, bu kalemde en sık uyuşmazlık çıkan noktadır; imzalı izin talep formlarının saklanması bu nedenle önem taşır. Hak edilmiş iznin sözleşme devam ederken ücrete çevrilmesi mümkün değildir. Devreden bakiyeler dönem sonlarında kayden izlenmediğinde, ayrılış anında geçmişe dönük bakiye çıkarmak güçleşir.

Gelir vergisi, damga vergisi ve prim karşısındaki durum

Ödeme kalemleri vergi ve prim bakımından tek bir rejime tabi değildir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca, 1475 sayılı Kanun'a göre ödenmesi gereken kıdem tazminatı gelir vergisinden istisnadır; kanunî tavanı aşan kısım ücret sayılarak vergilendirilir. Karşılıklı sonlandırma sözleşmesi kapsamındaki ödemelerde istisnanın sınırı aynı madde çerçevesinde ayrıca belirlenir.

İhbar tazminatı, 193 sayılı Kanun'un 61. maddesi anlamında ücret niteliğindedir ve gelir vergisi kesintisine tabidir; kullanılmayan yıllık izin ücreti de ücret olarak vergilendirilir. Uygulanacak tarife ile varsa istisna ve indirim tutarları, ödemenin yapıldığı yılda yürürlükte olan düzenlemelere göre belirlenir.

Sosyal güvenlik yönünden 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesi esas alınır: kıdem ve ihbar tazminatı prime esas kazanca dâhil edilmez. Yıllık izin ücretinin durumu ödemenin hangi döneme ilişkin olduğuna göre değerlendirilir; Kurum uygulamasında sözleşmenin sona ermesinden sonra ödenen izin ücreti prime esas kazanca dâhil edilmemektedir. Damga vergisi yönünden her kalem, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu ve ekli tablolardaki yürürlükteki düzenlemeye göre ayrıca değerlendirilir; gelir vergisinden istisna olmak damga vergisi bakımından doğrudan sonuç doğurmaz.

İbraname ve ödemenin belgelendirilmesi

İbra belgesinin geçerliliği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 420. maddesindeki koşullara bağlıdır. Belgenin yazılı olması, sona ermeden itibaren kanunda öngörülen bekleme süresinin geçmiş bulunması, alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi ve ödemenin banka aracılığıyla eksiksiz yapılması aranır. Bu koşulları taşımayan belge ibra sonucu doğurmaz.

Miktar içermeyen genel beyanlar tek başına yeterli görülmez; kısmî ödeme yapılmışsa belge makbuz hükmünde değerlendirilir. Ödeme, hesap tablosundaki kalem ayrımına uygun biçimde banka kanalıyla yapılır ve dekont açıklamaları kalem adlarıyla eşleştirilir.

Süreç nasıl işler

Çalışma, fesih öncesinde başlayıp ayrılış evrakıyla sona eren bir sıra izler:

  • fesih nedeni ile tarihinin belirlenmesi ve bildirim usulünün planlanması,
  • hizmet dökümü ile özlük dosyası karşılaştırılarak kıdem süresinin tespiti,
  • bordrolar ve sözleşme hükümleri üzerinden giydirilmiş brüt ücretin oluşturulması,
  • kıdem, ihbar, yıllık izin ve varsa diğer kalemlerin ayrı satırlar hâlinde hesaplanması,
  • kanunî tavanın uygulanması ile vergi ve prim kesintilerinin belirlenmesi,
  • net tutarın, dayanaklarını gösteren hesap tablosuyla birlikte tarafların bilgisine sunulması,
  • ödemenin banka aracılığıyla yapılması ve dekontların kalem bazında eşleştirilmesi,
  • işten ayrılış bildirgesi, çalışma belgesi ve ilgili bildirimlerin mevzuatta öngörülen süre içinde tamamlanması,
  • ibra belgesinin, kanunda aranan süre ve içerik koşulları gözetilerek düzenlenmesi.

Uyuşmazlığa dönüşen taleplerde arabuluculuk, dava ve temsil işlemleri avukatlık mesleğinin kapsamındadır; bu çalışma hesap, bildirim ve belge düzeniyle sınırlıdır.

Gerekli belgeler

  • iş sözleşmesi, varsa ek protokoller ve toplu iş sözleşmesi,
  • son döneme ait ücret bordroları ve ücret hesap pusulaları,
  • Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet dökümü ve sigortalı işe giriş bildirgesi,
  • yıllık izin defteri veya imzalı izin talep formları,
  • yol, yemek, ikramiye ve benzeri yardımlara ilişkin uygulama kayıtları,
  • fesih bildirimi, varsa savunma yazısı ve tutanaklar,
  • askerlik, evlilik veya emeklilik nedeniyle fesihlerde ilgili kurumdan alınan yazı,
  • ücret ödemelerine ilişkin banka kayıtları ve dekontlar,
  • ücretsiz izin, istirahat ve devamsızlık dönemlerine ait kayıtlar.

Eksik belge hâlinde hesap, eksiğin niteliği belirtilerek şerhli hazırlanır.

Bilgi almak için

Kıdem ve ihbar tazminatı hesabı ile ayrılış evrakının düzenine ilişkin bilgilendirme talepleri için iletişim sayfasındaki kanallardan büroya ulaşılabilir.